Sesli – Görüntülü Duruşma Dönemi
Sesli – Görüntülü Duruşma Dönemi
I. GİRİŞ:
Küresel bir sağlık krizi olan Covid-19 virüsü sebebiyle insanların bir araya gelebilecekleri ortamları minimize etmeye gayret gösterilmektedir. Buna bağlı olarak birçok ülke, yargıda virüsün bulaş riskini azaltabilmek adına tarafların bizzat hazır bulunduğu yargılamalar yerine teknolojik imkânlardan faydalanmak suretiyle ses ve görüntü aktarımının yapıldığı duruşma sistemlerini kullanmayı tercih etmektedir.
Uzmanlar tarafından ifade edildiği üzere Covid-19, her bünyede farklı etki meydana getirmektedir. Yapılan açıklamalara göre, söz konusu virüs her yaştan insana bulaşmış, ülkemizde farklı yaş gruplarında yer alan 3000’den fazla kişinin de ölümüne sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla ülkemizde de Covid-19 sebebiyle birtakım tedbirler alma yoluna gidilmiştir. Nitekim sosyal yaşamda insanlar arasındaki sosyal mesafe kuralına dikkat edilmesi, aynı ortamda 15 dakikadan fazla kalınmaması, 65 yaş üstü ve 20 yaşın altında yer alan vatandaşların evden çıkmalarının yasaklanmış olması bu tedbirlere verilecek örneklerden bazılarıdır.
14 Nisan 2020 tarihinde ise, uzun süredir gündemde olan 7242 sayılı kanun ile İnfaz Kanunu’nda da değişiklik yapılmış, cezaevindeki doluluk oranı azaltılmış, yaklaşık 90.000 kişi tahliye edilmiştir.
Alınan tedbirlerin bazıları da devletin yargılama gücüne yöneliktir. Bilindiği üzere 13 Mart 2020 tarihi itibariyle duruşmalar, dava açma, icra takibi, şikâyet veya itiraz gibi hususlar önce 30.04.2020 tarihine kadar, daha sonra ise 15.06.2020 tarihine kadar ertelenmiştir. Belirtmek gerekir ki planlananın tam tersi bir durumun vuku bulması halinde, yani virüsün yayılımının devam etmesi durumunda duruşmaların ne zaman başlayacağının bilinmediği bir belirsizlik hali söz konusudur. Duruşmalar ertelenip ötelendikçe hem yargının tüm süjeleri açısından iş yükü oldukça artacak hem de vatandaşlar için telafisi çok zor veya imkansız zararlar doğacaktır. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz şartlar, bir an önce sesli – görüntülü duruşma sistemine geçilmesini zorunlu kılmıştır. Aksi uygulama, yargılamaların daha çok uzamasına sebebiyet verecektir. Ülkemizde birçok sebeple davaların uzun sürdüğü, bu minvalde AİHS’e aykırılık sebebiyle ülkemizin tazminata mahkûm edildiği de bir gerçektir. Böyle bir ortamda tedbirlere riayet edilmek suretiyle yargılama yapılabilmesinin tek yolu duruşmaların sesli – görüntülü olarak yapılmasıdır. Bu sebeple, sesli-görüntülü bilişim sistemi aktif hale getirilerek yargılamalara devam edilmelidir.
Bu hususta karşılaştırmalı hukukta İngiltere örneğini ele aldığımızda İngiltere’de 1999 tarihli Adalete Erişim Kanunu ile medenî yargılama davalarında duruşmaların video konferans yöntemiyle icra edilebilmesine izin verildiği dikkatimizi çekmektedir. İngiltere’de mahkeme salonları ile polis istasyonları arasında video bağlantısı kurulmuş ve bu sayede basit davaların ilk duruşmalarının aynı gün ve hatta birkaç saat içinde yapılabilmesi sağlanmıştır. Alman hukuku bakımından da benzer durum söz konusudur. Nitekim Alman hukukundaki ağırlıklı görüş; ses ve görüntü nakledilen yerin mahkeme salonları dışında hukuk bürosu gibi kamusal ya da özel alanlar da olabileceği yönündedir[1].
Özellikle Pandemi sürecinde birtakım ülkelerin bazı pratik uygulamaları hayata geçirdikleri gözlenmektedir. Örneğin; İngiltere ve Galler’de Pandemi sürecinde mahkemeye uzaktan erişimin bir zorunluluk haline geldiği, taraflarca birlikte kararlaştırılacak Skype ya da alternatif video bağlantılarıyla (MeetMe, Zoom, FaceTime, Microsoft Team gibi) duruşma yapılabileceği, ikinci bir talimata kadar duruşmaların bu şekilde gerçekleştirilmesinin esas olduğuna dair kararlar alınmış ve bu yolla duruşmaların nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntılı bir kılavuz yayınlanmıştır.[2] Yine Amerika’nın New York eyaletinde 7 Nisan-13 Nisan 2020 tarihleri arasında özellik arz eden davalar için sanal mahkeme üzerinden yargılama yapılmasına karar verilmiş[3] sonrasında da belirsiz bir süreliğine genişletilmiş ve bu yolla görülecek dava çeşitliliği de artırılmıştır.